
Hayata nereden başlanırsa oradan bakılırmış.
Mesela ”kız kardeşim hayat” diyen edibe karşılık ” sevgilim hayat” diyen başka bir edip. Veya Ahmet Haşim gibi ”annesi”dir. Dicle kıyılarında gezerken.
Nereyi bilmişsek oradan bakılır hayata.
Şehirde doğan kişi elbette ”kız kardeşim hayat” diyebilir.
Peki ya ”sevgilim hayat?”
İşte burada hayatla iç içe olmakla başlıyor serüven
Allah Şuara suresinde ”onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşır ve yapmadıklarını yapmış gibi söylerler” demiştir.
”Yaşamayı bilen”ler şiir yazamazlar.
Onlar somutluklarla devam ederler.
”Yaşamayabilen” de şiir yazamaz.
Şiir yazabilmek için ”yaşamak” gereklidir.
Yani, onu bir bilgiçlik edasıyla savuranlar değil.
”Yaşamak çarpıntısı” peşinde olanlar.
Allah şiir yazmak için ancak öyle izin veriyor.
İyi davranışta bulunanlar, Allah’ı zikredenler ve zulme uğradıklarında karşılık verenler.
İşte şiir buradan neşet ediyorsa şiir olur.
…

Bir Cevap Yazın