Harun Gültekin
Dijitalleşme metnin ontolojisini sarsmakla kalmıyor, onu dijital bir barbarlığa kurban ediyor. Kâğıt üzerinde kalemin bıraktığı o kadim, kalıcı iz; yerini piksellerdeki uçucu, sığ ve tık avcısı bir gürültüye bırakıyor. Etkileşim artık kelimelerin gücüyle değil, kaydırma hızıyla ve beğeni sayısıyla ölçülüyor. Bir metni okumak, artık bir içsel yolculuk değil, dijital labirentlerde kaybolup vakit kaybetmek anlamına geliyor.
Bu yeni dijital ontoloji edebiyatın ruhunu öldürüyor. Edebi değer, dijital dünyanın gürültüsünde aranıyor. Kalemin kâğıt üzerindeki o tanıdık sürtünmesi, yerini klavye tıkırtılarına ve algoritmaların diktesine bıraktı. Sözün gücü baki kalsa da, dijital dünyada o güç sığ bir yansımaya dönüşüyor.
Metnin hakikati, dijital gürültünün içinde boğuluyor. Bu yeni ontoloji, kalıcı bir eser değil, geçici bir veri yığını üretiyor. Edebi iz, sadece dijital bir hayalete dönüşüyor. Edebi değer ise dijital dünyada sadece bir veri noktası, sadece bir istatistiktir. Bu dijital izler, edebiyat için edebi bir çoraklaşmayı müjdeliyor.
2019- İzdiham

Bir Cevap Yazın