Ne asılı duran bulut.
Ne de göğü taşımaktan yorulmuş güneş.
Hiç biri tanımlamıyor,
geç kalanların kana kana içtiği suyun acı oluşunu.
Yumrukları sıkılı beklerken avuç içlerini kanatanların,
mutluluğunu gizleyenlerin,
mutluluğu en çok hak edenler oluşunu.
Bir varış,
bir barış mutluğuna değişmeyen bayram sabahı gibi içinde taşıyanlar vuslatlarını,
hep kusmakla muhatap oldular mutluluklarını.

Bir Cevap Yazın