Kategori: Genel
-
KISA BİR ALINTI
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bilinen ve karar verme mevkiine en yakın bir kesim millete mikrofon uzatılmış olmasından şikâyetçidir. Aynı kesim siyasetin dine taviz vermiş olmasından da şikâyetçidir. Bu şikâyetler yüz yılı aşan Cumhuriyet idaresinin ana karakterini ifşa ediyor. Ne dediğimi doğru anlayabilmeniz için Sakarya Meydan Muharebesinin Türk zaferiyle sonuçlanması ile Büyük Taarruz arasında bir yıl…
-
HİKÂYENİN SONU-7
Arabesk kültür, Türk Toplum hayatını inkıraza uğrattı. Merak edenler, Yahya Kemal’in Düşünceler şiiri bunu göstergesidir. İnsanlara yüksek ve yüce olana değil, aşağı bir yön vermeyi yönlendiren kültürel bir kırımdan başka bir durum değildir. Olmayan bir tarihe hülyalanmasına sebep verdiler fertleri. Olmayan, romantik bir tarih, olmayan bir Türk Toplumu! ”Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,Bilmem nasıl…
-
HİKÂYENİN SONU- 6
Bu yazı diğerlerinden biraz farklı olacak. Çünkü burada bir şairin kaleminden dökülenlerin yeni bir varlık sahasına bizleri yönlendirmesi gerekliliği üstünde duracağız. Şairin ruhundaki fırtınalar, okuyucunun iç dünyasında yankı bulur. Bu cümle bizlere şairlerin okuyucuya hatta şiirle ilgili olmayanlara bile bir yol ve yöne sevk etmek için güzele olan meylimiz için ilk adımdır. Şayet bizlerde bir…
-
HİKÂYENİN SONU- 5
Dijital teknolojisinin her gün salgılandığı Modern Çağ bir tek benim için mi hayret verici? Pek çok insanın bundan memnun olduğunu ve hayatlarına rahatlıkla devam ettiğini gördüğümde kaçma hissiyele doluyorum. Dijitalizmin salgılandığı Modern Çağ da kerhen yaşıyorum. Bu dünyadan tek bir kaçış var, o da rüyalar ve hatıralar. Şoklarla yoğrulmuş sanal dünya insanın gerçekle olan bağının…
-
HİKÂYENİN SONU- 4
Modern şehrin dehlizlerine indiğimizde tepeden görüldüğünden farklılık arz ettiğini çabucak kabulleniriz. Bir sokağa girdiğinizde orası bankalar, devasa cam kulelerden insanların birbirine selam dahi vermediği oldukça fazlalıktan oluşur. Bir gökdelen karşında durmuş bir kişiye yokluk hissiyatıyla baş başa bırakır. Oradan başka bir sokağa yöneldiğimizde aynı semtin dahilinde bulunan ama kimsenin haberdar dahi olmak istemediği yüzlerine bakmadığı…
-
HİKÂYENİN SONU-3
Yaşadığımız bu hayatta mutlu muyuz? Ben değilim! Kurum ve kuruluşlar için bizler birer veriyiz. Ve bu verileri sağladıkça sistemin içinde nefes alıp vermeye devam edeceğiz. Muhatabınıza bana hikâyeni anlat dediğinizde size dönüp şu saatte şuradaydım, şununla karşılaştım şu saatte yemek yer ve şu vakitte çalışırım gibisinden cevaplar veriyorsa orada bir hikâye değil salt veriler vardır…
-
HİKÂYENİN SONU-2
Sosyal medya denen ortamda cümle alemin mutlu, izleyenlerin ise mutsuz olduğunu ve mutluluk için onları takip ettiğine şahit oluyoruz. Sanal mecra ”storytelling”dir. Yani, satılabilir. Sermaye bu hikâyeyi çarçabuk tüketir. Kendine mal eder. Tüketime, pazara çıkarır. Ardından ürünlere veya mamullere duygu atfeder. Duyguları satar. Yani enformasyon veya malumattır. Anlatı veya hikâye ise bir topluluk eseridir. Topluluğa…
-
HİKÂYENİN SONU-1
Hikayenin sonuna doğru geliniyor. Anlatılacak olan zamansız ve mekânsızlığa doğru nihayete varmakta. Soğuk Savaş bittiğinde birileri tarihin sonu demişti. Elbette bu bizi ilgilendiren bir durum değil, görüşü ortaya atanlarındı. Bu öyle bir durum değil, Topluluktan başlayıp, topluma rücu eden buhran. Hikâye, zaman ve mekan içeren bilgiyi anlatıcının bilgeliğinin tezahürü olan ve sorun çözen değil bütün…
-
BÜYÜLENME
Sinemalar, tiyatrolar, internet dizileri, konserler… Modern dünyanın adeta büyüleridir. Sinemada film izleyen, konsere gidip oradaki sanatçıyla adeta bütünleşen insanların yüzünde tuhaf bir ifade beliriyor. Büyülenmişlik ve umarsızlık. Milyonlarca insanların içinden sadece birkaç kişinin sıyrılıp bir gösterim sunmaları, izleyiciler açısından büyülenme ve bir taklit meselesine dönüşüyor. Kavuşamayacakları hayatın gösterişli ve curcunalı bir yansıması. Sinema salonları, konser…
-
KOYUNUN OLMAĞIDI YER
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş. Koyun, etinden sütünden kemiğinden en çok faydalandığımız hayvandı. Ama bizler keçinin peşine düştüğümüz günden itibaren etimizden sütümüzden faydalanıyorlar. Bizler birilerinin kullanıp bırakabileceği yegane ürünler haline geldik. Sosyal medya, kullanıp tükettiği her ürünü kenara bırakmakta üstüne yok. Oradaki sahtelikler takipçilerini sahte bir gerçekliğe inandırıp, onları sahte düzenin ağına çekmekte…
