Kategori: Genel

  • BUNALTI

    yazar:

    kategori:

    Bir düzen inşa olmadan önce dağılmak zorundadır. Dağılmadan, bozulmadan düzene geçiş imkansız. Kelebekler, önce koza örer. Sıkışır, daralır. Ve nihayetinde kozasını yararak ortaya çıkar. Hiçbir kelebeğe sorma imkanımız olmadı. Ne denli bir bunaltı içinde olduğunu bilmek ve anlamak bize iç bunaltıcı döngülerin neticesini gösterir. Netice ise belli, bir daralma varsa o daralmanın bıraktığı bir genişlik…

  • GÜNEŞ VE BULUTLAR

    yazar:

    kategori:

    Ne asılı duran bulut. Ne de göğü taşımaktan yorulmuş güneş. Hiç biri tanımlamıyor, geç kalanların kana kana içtiği suyun acı oluşunu. Yumrukları sıkılı beklerken avuç içlerini kanatanların, mutluluğunu gizleyenlerin, mutluluğu en çok hak edenler oluşunu. Bir varış, bir barış mutluğuna değişmeyen bayram sabahı gibi içinde taşıyanlar vuslatlarını, hep kusmakla muhatap oldular mutluluklarını.

  • DÜNYAYA DALMAK

    yazar:

    kategori:

    Türk Edebiyatının en güzel cümlelerinden birisi: ”Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben. Evlerin ve kalabalığın ağırlığını sana üstün tutmadım. Yoksulluğun acısından hafif bilmedim acını.” Bu durum böyledir; sevmek, sızlanma veya ağlak bir halden öte, dünyaya dalmamaktır. Belki de Allah’ın en güzel bağıdır. ‘Dünya telaşesi’ dedikleri şey, aslında dünyanın tehlikeleridir. Bunca insanın kumara ve hırslara düşmesinin…

  • ÇAMUR VE SURET

    yazar:

    kategori:

    Ne zamandan beri bütün yollar yürünebilirdir? Ne zamandan beri duyulmaz oldu kendi sesini kendi uğultusundan? Bütün yollar yürünebilir olduğundan beridir ne bir kişi kaldı rabıta edeceğimiz ne de bir yol. Herkes her şeyi kabul ve yapılabilir olarak gördükten sonra bütün yollar çamura, bütün yüzler birbirine benzedi. Utanmak bir kusur, yüz kızarması ise tedavisi aranan bir…

  • TÜKETİLEN

    yazar:

    kategori:

    Her daim şu soru aklımı kurcalıyor. Acaba, sıfırı tükettik mi? Türk toplum hayatiyetinin sonuna mı gelindi? Her yeni gün bir yeni akıma ve bu akımlara kapılmış genç nüfus, uzun yıllar sermayeye katılamamış toplumun bir kesiminin sermayeye dahil olmasıyla ne yapacağını bilemeyip toplumun hücrelerine ayrılmasına, kaidelerin yıkılışını hızlandırması sebep vermeleri… Sıfırı tüketmeye meyyal bir Türk toplumu…

  • Biraz Şiir

    yazar:

    kategori:

    Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Bilmiyorsun elbette. Ben hatalı verilmiş pasların unutulmaz oyuncusuyum. Yanlış zamanda yanlış yerde olmaların üstadıyım. Sınıfın en arka sırasına oturtulan yeşil gözlü ve aslında çok zeki o çocuğum. Arka bahçeye giden topların mecburi toplayıcısıyım. Bin tane de alsam çiklet kartı koleksiyonu bir türlü tamam olmayanım. Eksik kalanım ben. Eksik olanım.…

  • NEREYE DÖNECEĞİZ?

    yazar:

    kategori:

    ”…koşmam gerekyetişmem gerek yazgımatutmam gerek, sormam gerek, bilmem gerekesenlemem, kargışlamam, irkitmem gerek niçinniçin, niçin, niçinkuyuya düşen çocuk niçin ölmesin.” (İsmet Özel- Jazz) Koşmam gerek, yazgımı tutmam gerek, Ama nereye? Nereye koşacağız, nereye döneceğiz? Hangi köşe, kaç köşe bizi bekleyecek. Kaç köşede soluk soluğa kalacağız. Masallar dinleyeceğiz, köşe bucaklarda. Yok, ama döneceğiz eve, yağmur, o dönemeyecek.…

  • EVE DÖNÜŞ -5

    yazar:

    kategori:

    Battal Gazi destanı Danişment Gazi destanıyla ortaklık gösterir. Bunlar Anadolu’ya gelen ilk Türklerin destanlarıdır. Danişment Gazi destanı Sultan Alparslan’ın komutanlarındandır. Bazı kaynaklar onu Rum Beyi olarak niteler. Yani Hristiyan iken ihtida etmiş, Müslüman olmuştur ve kendi memleketi olan Anadolu topraklarında gaza faaliyetlerine girişmiştir. Biz bin yıldır, ister Asya kökenli olalım, ister Anadolu kökenli, bir eve…

  • UNUTMAK BİLE GÜÇ

    yazar:

    kategori:

    Unutmak, ne kadar zor. Zor, çünkü büyük veri denilen oldukça büyük bir bilgisayar ağına hapsolmuş vaziyette yaşıyoruz. Cemil Meriç TV için ”aylak insanın, düşünmeyen insanın bataklığı” der. (Mealen.) Artık, aylaklık bile bir değer kazanır, büyük veri karşısında. Hiç kımıldamadan insanlar büyük internet ağının uzayında kayıt altında. Resimleri, videoları, her anları… Silinmez. Orada öylece kalır. Oysa,…

  • EVE DÖNÜŞ-3

    yazar:

    kategori:

    Ne olursa olsun, insan başa döner. Tıpkı yağmurun yağması gibi. Bulutlar yüklü olduğu suyu bırakmıyorsa ona yağmur diyemediğimiz gibi, yapıp ettiklerimiz bizim kim olduğumuzu vurgulamıyorsa kimliksiz bir hayata mahkûmuz demektir. Modern dünya soğuk bir kış gibi. Modernizm ile eski dünyayı ayıran en büyük özellik tahayyül gücü. Eskiler daha fazla tahayyül gücüyle bu dünyaya bir cevap…